ANA SAYFA - 02 Eylül 2014 Salı  
Site İçi Arama
 
 
VİLAYET MENÜ
Köyümüz
Muhtarlık
Okulumuz
Soğuk Hava Deposu
Haberler
Haber Arşivi
Tamamlanan Projelerimiz
Hazırlanan Projelerimiz
Faydalı Bilgiler
Foğraf Galerisi
Kaybettiklerimiz
Köyüzmüdeki Bazı Lakaplar
Duyurular
Ziyaretçi Defteri
Link Arşivi
Teşekkür

HAVA DURUMU
ISPARTA

ZİYAREÇİ DURUMU
Online 165
Toplam 934882

E-POSTA KAYIT
ADI SOYADI
E-POSTA ADRESİ
   
Untitled Document
KÖYÜMÜZ
Untitled document

       KÖYÜMÜZ  ISPARTA  İLİ  EĞİRDİR  İLÇESİNE  BAĞLIDIR  BİLGİ  VE  ÖNERİ  ELEŞTİRİLERİNİZ İÇİN

   SİTE  SORUMLUSU  ŞÜKRÜ  KAYA  DIR

CEP  TEL:0546   457   03  95

   mail.sukrukaya2006@hotmail.com                 dan  ulaşabilirsiniz 

 

 

Akdoğan Köyümüz tarihi uzun bir geçmişe dayandığını söyleyebiliriz. Bundan dolayı köyün tarihçesini üç bölüme ayırmak mümkündür.
1- Türklerin Anadolu’ya gelmeden önceki bölümü(Romalılar ve önceki devirler)
2- Köyümüzde Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra yerleşik hayata geçilmeden önceki bölüm
3- Köyde yerleşik hayata geçildikten sonraki bölüm.

Türklerin Anadolu’ya gelmeden önceki bölümü
(Romalılar ve önceki devirler)
Akdoğan Köyü coğrafi konumu itibari ile ilk insanların yaşamasına müsait bir yer. Çünkü şu an köyün merkezinde bulunan Pınar su kaynağı ve altında bulunan bizim Harımarası dediğimiz verimli bir sahası ve hayvancılık yapmak için bol makilik arazi mevcut. Ayrıca etrafının dağlarla çevrili olmasıda güvenlik açısından önemli bir etken. Buna rağmen elimizde Roma öncesi devirlere ait bir buluntu yok yada biz bilmiyoruz.

Romalılar devri :

Şuradan başlamak istiyorum; Babamın, bizim Yokuşbaşı denilen mevkide tarlada çalışırken tarladaki bulduğu bakır para, Roma Dönemine ait üzerinde Roma rakamları ile M (bin) yazan bir para ki Anadolu Medeniyetleri müzesinde aynı paranın M S. 578 yılında Doğu Roma İmparatoru II Justinyanus tarafından bastırıldığından bahsedilmektedir ki bu da Akdoğan Köyünün bu (M.S. 500) zamanlarda insanlar tarafında bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını kesin olarak göstermektedir. Buna kanıtlarımız ise Pınarın altında Sulucu mevkiinde bulunan hamam yeri ki hala kalıntıları mevcut. Köylülerce yapılan tarla içinde hala o hamam yerine ait havuz ve su ark kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Harımarasının yapısı düzenli yollar ve arıklar düzgün örülmüş duvarlar bu iddialarımızı güçlendirir. Yokuşbaşı mevkiinde de bir tuğla ve kilden insanların kullanması için kap kacak pişirme bölümü olduğunu düşünüyoruz. Kızıl alan toprağı bu işe çok uygun.
Köylülerden dinlediğimize göre muhtemelen köyümüzde bağcılık ve erik tarım yapılmıştır.(Erikli, harımarasında bulunan üzüm asmaları)
Köyün son dönemdeki nüfus yapısına bakarak köyümüzde kuru tarımda yapılmış olması muhtemel. Çünkü köyün doğu ve batısındaki tarlaların çok önceden köklendiği ve Türklerin (Yani bizi atalarımızın) daha çok hayvancılıkla uğraştığı biliniyor.
Ayrıca sıra ile gidersek Kütlü Belen, Kocataş, Çalıcı, Yokuşbaşı ve Çonu da bulunan Roma dönemi kalıntılar buraların birer Roma karakolu veya haberleşmeye ait yerleşkeler olduğu anlamını çıkarmaktayız. Şöyle ki Kürtlü Belen in tam doğu tarafında Aksu İmrohor üzerinde bulunan Hisar tepesi bulunmaktadır. Köyün en batı tarafında bulunan Yokuşbaşı kalıntıları ise Çonu daki kalıntılara bakmakta ve bu saydığımız yerler bir hat üzerinde durmaktadır ki kanaatimizce Aksu zindan Yerleşim yerini direkt olarak Ağlasun’da bulunan Roma dönemi yerleşim yerine bağlıyordu.
Muhtemeldir ki burada yaşayan Romalılar Türkler Anadolu’ya geldikten sonra buraları terk ettiler.

Köyümüzde Türklerin Anadolu’ya
geldikten sonra yerleşik hayata geçilmeden önceki bölüm

Akdoğan Köyü coğrafi olarak önemli bir yerde bunmaktadır. Doğudan Sütçüler tarafını Isparta’ya, Güneyden ise Antalya yöresini Anamas Yaylasına bağlayan bir yol üzerinde durmaktadır.
Köyün kaderini etkiyen bu ikinci durumdur. Köyün Anamas Yaylası yolu üzerinde durması Yörükler açısından önemli bir durum. Hem de su kaynaklarının bol olması; köyün içinde Pınar (Muğar) karşıda ise Değirmen Gözü. Büyüklerden duyduğumuza göre Türkler Anadolu’ya geldikten sonra Köyde uzun süre yerleşik haya geçilmedi. Yaklaşık 1700 lere kadar. Köy coğrafyasına bakılarak ve yer isimlerine bakılarak değişik yerlerde hala çadır kültürüne ait kalıntılar var.

BULGULAR VE YORUM

A:KÖYÜN KİMLİĞİ

Köyün adı     Akdoğan Köyü 
Köyün bağlı olduğu il  Isparta 
Köyün bağlı olduğu ilçe  Eğirdir
Köyün ile uzaklığı  52 km 
Köyün ilçeye uzaklığı   15 km 
Köydeki hane sayısı    210
Köyün nüfusu   850 


B:KÖYÜN TARİHİ DURUMU

Akdoğan Köyü nün yaklaşık 500-yıl önce kurulduğu tahmin edilmektedir. İlk gelenlerin yedi hane olduğu söylenegelmektedir. Bunlardan bilinenler Emir in yanında gelen Kıltaçlar, Hacımusalar, Hacıosmanlar ve diğer haneler dir. 

Emir; Yıldırım Beyazıt'ın oğlu İsa Beyin  kardeşlerinden kaçarken en sadık askeri Çakır ın süt anası Satı Anaya bıraktığı eşi; Amasya Beyi Şad Geldi Paşanın yeğeni Bala Hatundan olan oğlu Murat tır.

Çakır; Anamas Ovasının Emiri, İsa Bey in has askeri dir. İsa Bey eşini Has Askeri Çakır a emanet ederek Karamanoğlu hakimiyetinde olan Akşehir yaylasına kaçırır. Bala Hatun bir süre Çakır ın süt anası Satı Ananın yanında saklanır, daha sonra Emir Murat (Deli Kurt) dünyaya gelir. Bu sırada İsa bey kardeşleriyle savaştadır. İsa Bey bu savaşı kazanamaz ve savaşta öldürülür. İsa Beyin ölüm haberini alan Bala Hatun; bu acıya fazla dayanamaz ve ince hastalığa yakalanarak ölür. Murat; babasının has askeri Çakır ın süt anası Satı Ananın yanında hem öksüz hem de yetim kalır. Satı Ana Murat a başka bir sütanası bularak büyütür. Murat; Satı Ananın oğlu Evren le büyür ve yiğit bir delikanlı olur. Murat a amcalarının öldürmesinden korkularak babasının adının Osman olduğu söylenir. (Emiroğulları sülalesindeki Osman ve Murat isimleri de bunu desteklemektedir.) Murat'a atılganlığı sebebiyle Deli Kurt adı verilmiştir. (Emiroğulları sülalesindeki Deliomarlar Lakabı bu tezi destekler vaziyettedir.) 

Murat ve Evren; Çakır ın yanında askerlik , köy hocasından da din eğitimi alarak büyürler. Çakırın yanında Sipahi olurlar. Beraber bir çok savşlara katılırlar. Murat Ağa ya Savaşta gösterdiği yararlılıklar için tımar olarak Akdoğan Köyü verilir. Asker besleme şartı yoktur. Artık o bir Emir dir. Karaköyde Çakır'ın Tımarında oturan Emir Murat; Hocasının kızı Melek hanımla evlenir ve bu evlilikten iki kızı olur. Tımar sahibi olan Emir Murat Çakır ve Evrenle tekrar savaşlara katılır ve bu savaştan ağır yaralı olarak döner. Kıymetli eşi Melek Hatun ve iki kızı Karaköydeki selde ölmüşlerdir. Bu acıyla şaşkına dönen Emir Murat Değirmen Gözü civarında dolaşırken baygın düşer. Yörük obasında çobanlık yapan Gökçen kız Emir Murat ı yaralı ve baygın halde bulur. Gökçen kız iri cüsseli kuvvetli güzel bir kızdır. Emiri yüklendiği gibi Bozburun dağında Eşşekalanına çıkarır. Emir Murat ın her tarafını bal sürerek, kestiği bir erkecin etini yedirir ve derisine sararak yatırır. İki gün sonra uyanan Emir Murat iyileştikten sonra Karaköy e çadıra iner. O günden sonra Emir i uyku tutmaz olur Gökçen kıza aşık olmuştur. Bu konuyu ona açar Gökçen kızda bu aşka karşı çıkmaz bundan sonra Pınarın gözünde ay ışığında buluşmaya başlarlar daha sonra Emir Murat ve Gökçen kız evlenirler Akdoğan da yaşamaya başlarlar. (Tarihlerde kopukluklar var bulundukça açıklamalı olarak eklenecektir.) (Cavit ÇİFTÇİ)

Bu evlilikten bir oğulları olur, adı da babasının emirliğine ithafen Emiroğlu olarak anılır. Emiroğlunun bir kızı ve bir oğlu olur. Oğlundan olan çocukları Emiroğlu sülalesi (Gürdal, Taşdibi ve Yıldırım soyadları) dir.

Kızı Zeliha Hatun da Serik Abdurahmanlar Köyünden Anamas Yaylasına çıkan Kölemenoğulları Yörüklerinden Kara İbrahim oğlu Kara Osmanla evlenerek köyümüzdeki Karaosmanoğlu sülalesinin analarıdır. (Çağlar, Çiftçi, Demirtaş, Gelir, Öcal, Tokgöz ve Topyıldız soyadlarının) Bu sülaleye Kölemenler yerine Köleler dendiğide olmuştur. Bu sülalerdeki Osman ve Murat isimlerinin çokluğuda bu tezi desteklemektedir.


C:KÖYÜN İSMİNİN NEREDEN GELDİĞİ
Emirğlu bu köye ilk kuranlardandır köyde yaşadıkları devirde doğan besledikleri bundan dolayı Akdoğan denilmiştir.
Bir başka rivayete göre köyün kuzeyinde bulunan sivri tepede(kocataş) akdoğanların çokça bulunduğu bundan dolayı da akdoğan isminin verildiği sanılmaktadır

D:KÖYÜN COĞRAFYASI


KÖYÜN YERİ
Eğirdir in 15km güneydoğusundadır güneyinde Yuvalı köyü, kuzeyinde Çay köyü, kuzeybatısında Ağıl köy, doğusunda Yılanlı köyü, batısında Tepeli köyü bulunmaktadır. Köy sivri bir tepenin eteğine kurulmuş olup 3 tarafı dağlarla çevrilidir.

KÖYUN İKLİMİ
Köyde Akdeniz iklimi toros dağlarının kuzeyinde kalması sebebi ile etkisi azaldığı için karsal iklimde görülmektedir. En yağışlı mevsimi ilkbahar ve son bahar aylarıdır. Kışları soğuk ve yer yer kar yağışlıdır.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Köy dağlarla çevrili olduğu için büyük  oranda karacam ormanı  kendini belli eder  bunu yanında çınar  meşe ağacı çalılıklar karan  ve halkın geçimini sağladığı meyvelik ağaçlar sağlamaktadır  çoğunlukla elma ağaçlarıdır.

DAĞLAR
Köyün kuzeyinde hudutça dağı akaya eteğine kurulduğu koca taş güneyinde ağaş tepe bozburun  dağı batısında karakaya bulunmaktadır.

AKARSULARI
Akarsuyu yoktur fakat dağlardan inen kar ve yağmur suları ile beslenen ve bozburun dağının eteğinden çıkan pınarın kaynak suyundan birleşmesinden oluşan yaklaşık 8 km uzunluğunda
Dere yatağı vardır(kerimin dere ) bu dere yatağı doğudan batıya uzanmakta olup eğirdir gölünden Kovada barajına akmakta olan bozava kanalına uzanmaktadır.

YERALTI SULARI
Halkın meyve ağaçlarının sulandığı Bozburun dağının eteğinden çıkan pınarın gözünün suyu ve içme suyunu karşılayan Muğarın gözü (halk ağzıyla)suyu olan 2 tane yeraltı suyu vardır.

YERALTI KAYNAKLARI

Şuana kadar yeratltı arama çalışması yapılmadığı için bilinmemektedir.

Evcil ve Yaban Hayvanları ve bunlardan yaralanma

Köyde halkın geçimini sağlayan Büyük baş ve küçükbaş hayvanlar yaygındır. Her evde inek ve 15 20 ailede davar (keçi koyun) bulunmaktadır. Birkaç ailede Arıcılık ve halkın kendi ihtiyacını karşılayacak kadar kumes hayvancılığı yapılmaktadır. Dağlık olması sebebi ile az sayıda domuz sansar yılan tilki çakal  porsuk tangali  gibi hayvanlar görülmektedir.

TOPRAK KAYMASI TAŞINMASI EROZYON VE AŞINMA
Arazinin engebeli olması sebebi ile Kışın özellikle kar ve yağmur sularının toprakları dere yataklarına taşıması ile dere boyunca erozyon ve taşıma görülmektedir.

C:KÖYDE GÖÇ EDENLAR VE NEDENLERİ:
Köydeki verimli arazinin nüfusa yetersiz gelmesi bazı ailelerin çocuklarına daha iyi bir eğitim imkânı sağlamak ve iş sebebi ile ayrılan kişiler olmuştur. Köyün dışarıya vermiş olduğu göç sayısı 150 ve 200 hane arası değişmektedir. Genellikle göç edenler çoğunlukla Isparta’da yaşamaktadırlar. Buralarda organize sanayi alanların bululmasıyla fabrikalara girmişlerdir ve genellikle soğuk demir işinde uğraşmaktadırlar.(inşaat üzerine)

D:KÖYDEKİ NÜFUSUN OKURYAZARLIK DURUMU VE ORANLARI:
Şuanda kullanılan okul yüzde 25 köylü katkısı ile 1974 yılında devlet tarafından yapılmıştır. Şuanda 67 öğrenci olup 4 öğretmen tarafından öğretim yaptırılmaktadır.
Öğretmenlerin kalacağı lojman bulunmamakta kendi imkânlarıyla Isparta’ya gidip gelmektedirler. Köyde 10 yakın okuma yazma bilmeyen bulunmamaktadır. Köy 1965 –1990 tarihleri arasında çok sayıda eğitimli insanlar devlet memuru yetiştirmiştir.1990 tarihinden sonra devlet memuru yetiştirilmemiştir

OKURYAZAR ORANU ŞU ŞEKİLDEDİR
0/0  50 İLKOKU0L
0/0  35  LİSE
0/0 10 ORTAOKUL
0/0 3 ÜNİVERSİTE
0/0 2 DE ÇAHİL İNSAN BULUNMAKTADIR.

E:KÖYUN EKONOMİK (TİCARİ DURUMU )
Köyün geçim seviyesi orta seviyede bulunmaktadır. Resmi kuruluşlarda çalışanlar ve de emekli olmuş kişiler dışında belli günlük aylık gelirleri yoktur. En önemli geçim kaynakları elmacılılıktır. Bunun dışında hayvanları satarak geçimlerini sağlamaktadırlar. Planlı ve modern hayvancılık yapılmamaktadır.
Kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar tavuk beslenir. Genelde her evde inek olduğu için ineğin sütünden yoğurt ve peynir yapılarak yararlanılır.
Evinde ineği keçisi koyunu olanlar ve bunlardan elde ettikleri ürünleri eğirdir Perşembe pazarına götürüp satarlar. Yazın sebze yetiştirilmektedir. Ayrıca kooperatifleşmeye gidilmiş elmaların korunması için soğuk hava deposu yaptırılmış ve köylü gençlerden 5 kişiye iş imkânı sağlamıştır.

ATATÜRK KÖŞESİ

AKDOĞANIN SANAL


KATILIM İÇİN TIKLAYIN

YAZARLARIMIZ
Hümmet ÇİFTÇİ
KOCA MUSTUK (YALAN DÜNYA)
Mehmet Çetin
ŞÜKRÜ KAYA
Hayatınızın Filminde Başrol Oynamak İster misiniz?
 Copyright © 2009 AKDOĞAN KÖYÜ All rights reserved
Designed By MK-BİLİŞİM